Duyuru

YABANABAT-KIZILCAHAMAM DERNEĞİ SİZİN SÖZCÜNÜZ SİZİN GÜCÜNÜZDÜR.... ÖNCE KIZILCAHAMAM....KUTSAL VATANIN ÖZÜ VE SAHİBİ BİZİZ....ANA SÜTÜ KADAR SAF VE TEMİZİZ....Sevgili hemşehrilerim : Ya korkularımızla koyun koyuna yaşayıp, karanlıklarla dolu bir gelecek devredeceğiz,Ya da akıllı,gerçekçi,cesaretli davranışlar sergileyerek, daha aydınlık bir gelecek oluşturacağız. Ya başkaları şöyle yapıyor, böyle yardımlaşıyor diyerek dövünüp duracağız,Ya da dayanışmanın, kaynaşmanın en güzel örneklerini vererek örnek alınan ve gıpta edilen bir toplum olacağız. Ya kendimizi veya birkaç kişiyi kurtarmaya çalışıp, geriye kalanların yok olmasına seyirci kalacağız,Ya da hakça bölüşerek, kaynaklarımızı ve zenginliğimizi herkese yayarak refah zincirleri oluşturacağız. Ya ne yapalım elimizden gelen bu kadar deyip, başkalarının her türlü isteklerine boyun eğeceğiz,Ya da 9 OCAK 1920 tarihinde olduğu gibi düşman işgaline karşı, işgali tanımayan ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü dünyaya ilk defa haykıran 15 Müdafa-i Hukuk cemiyetinden biri olan Yabanabat Müdafa-i Hukuk cemiyeti mensuplarına yakışır davranışlar içinde olacağız. Ya birbirimize hasetlenip, çevremizin ve iyiliklerimizin yok olup gitmesine neden olacağız,Ya da bir vücudun uzuvları gibi, hepimizin lazım ve gerekli olduğunu bilerek,birbirimizi her şeyimizle severek, güzel, iyi kullar olacağız. Ya kısır döngüler içinde dolanıp, payanda olarak kalacağız,Ya da hakkımızı, hukukumuzu koruyarak, yön veren olacağız. Ya çağın donanımlarına, gereklerine direnip, eskide kalan köhnemiş bir toplum olacağız,Ya da çağı yakalayan, geçen, parlak beyinlerle dolu, ileri ve her türlü dış etkilere karşı alternatifi olan bir toplum kuracağız. Ya kimliğimizi, kişiliğimizi unutup, sıradan insanlar toplumu olacağız, Ya da üzerine titrediğimiz Türk ve Müslüman kimliğimizin bizden beklediği davranışları sergileyeceğiz. Ya kendi kabuğumuza çekilip, kendi kendimize avunup duracağız,Ya da bizi gözleyen, bize bel bağlayan, bizim gibi olan Anadolu insanıyla kaynaşıp,onların sesi, bayraktarı ve önderi olacağız.Kutlu Hemşehrilerim, Bizler bu kutsal vatanın özü ve sahibiyiz. Bizim bütün beklentilere ve ihtiyaçlara cevap verecek gücümüz, kabiliyetimiz, elemanımız, asaletimiz ve sevgimiz fazlasıyla vardır. ÖYLEYSE GÜN BUGÜNDÜR !Hepinizi saygıyla selamlıyorum.Selim ŞENOL Yabanabat Kızılcahamam Ve Köyleri Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı...MİSYONUMUZ"Milletçe en büyük ihtiyacımız iyi yetişmiş,nitelikli ve kişilikli insanlardır"Gerçeğinden yola çıkarak öncü uygulamalarıyla dernekçilikte ilkleri gerçekleştirmek çağı yakalamış ve mükemmelliğe erişmiş,Başkent Ankara'mızda örnek bir dernek kurumu olmaktır...VİZYONUMUZ Yabanabat-Kızılcahamam derneği olarak tüm hemşehrilerimizin 21.yüzyılın gelişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek bigi,beceri ve davranışları kazanmış,onların ilgi ve istekleri doğrultusunda ekonomik,toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlamak, kendi kendisine yetebilen,kendine güvenen yaşadığı toplumun sorunları ile ilgilenen duyarlı hemşerilerimiz ile birlikte ilçemizin yaşam kalitesini yükseltmek için varız...

 

Anasayfa
Genel Merkez Yönetim Kurulu
Yazar Administrator   
Cumartesi, 24 Mayıs 2008

YABANABAT KIZILCAHAMAM VE KÖYLERİ KÜLTÜR,DAYANIŞMA,YARDIMLAŞMA,DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

                        YÖNETİM KURULU :

        Selim ŞENOL                   Genel Başkan

        Mehmet ERŞAHİN          Genel Başkan V.

        Recep DURSUN               Genel Başkan Yrd.

        Raşit BÜLBÜL                 Genel Başkan Yrd.

        Tayyar TOPÇU               Genel Başkan Yrd.

        Sebahattin GÖKMEN     Genel Sekreter

        Durmuş GÜRCAN           Genel Sayman

        Durali UYGUN                 Üye

        Hüseyin KARACİN         Üye

        Ali GÖR                           Üye

        Mecit ÖZKAN                 Üye

        Cafer YILDIRIM              Üye

        S.Mehmmet AYHAN     Üye

        Şükrü KOÇAK                Üye

Son Güncelleme ( Salı, 24 Mart 2009 )
 
Safranbolu'ya Gidiyoruz
Yazar Administrator   
Çarşamba, 24 Şubat 2010

Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilen Safranbolu'yagidiyoruz.
UNESCO'nun 17 Aralık 1994'de Dünya Miras Listesi'ne aldığı Safranbolu,Türkiye'de bulunan yaklaşık 50.000 korunması gerekli kültür ve tabiatvarlığını barındırır.Bu nedenle, müze kent durumundadır. Adını altından bile değerli olan Safranbitkisinin yetiştirilmesinden alan Safranbolu, Anadolu'nun en güzel tarihikonaklarının bulunduğu, derin Osmanlı çizgilerini bünyesinde barındırmaktaolan  şirin bir Anadolu kasabasıdır.Kendi ağırlığından yüz bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliğibulunan safran ayrıca kimya sanayiinde ve baharat olarak dakullanılmaktadır.Bitkinin dünyada üretildiği ender yerlerden biri Safranbolu'dur.Tarih ve doğanın iç içe olduğu bu şirin beldemizi tanımaya önce Yörükköyüziyareti ile başlıyoruz. Safranbolu'nun yanıbaşında aynı mimariye sahipdoğal özellikleriyle bozulmadan, yağmalanmadan günümüze kadar gelebilmişender köylerden biri Yörükköyü.Bu şirin köyün tamamı adeta açık hava müzesi gibidir.Yöresel Öğle yemeğimizin alınmasından sonra  Hıdırlık Tepesi'nden panoramikSafranbolu seyri ve fotoğraf çekmek için mola veriyoruz.Hıdırlık Tepesi Türklerin Safranbolu'ya geldikleri vakit ilk iskan olduklarıyerdir ve açık "namazgah" şeklindedir.Kaymakamlar Evini ziyaret ediyoruz; Kaymakamlar evi 18. ve 19. yy. Türktoplumunun geçmişini, kültürünü, yaşam biçimini ve teknolojisini yansıtanSafranbolu Evleri arasında önemli bir örnektir.Dileyen misafirlerimiz Arasta Çarşısı'nda alışveriş imkanıbulabileceklerdir. Alışverişin ardından Ankara'ya doğru hareket ediyoruz. Gerekli molalarverilerek Ankara'ya ulaşıyoruz.Ücrete Dahil Olan Hizmetlerimiz:

* Ulaşım

*Çevre gezileri

* Milli park, müze ve ören yeri girişleri*

Öğle yemeği*

Rehberlik hizmeti*

Gezi sırasında ikramlar
GEZİ ÜÇRETİ: 65TLGEZİ TARİHİ: 02  MAYIS  2010 

SAFRANBOLU DA ÖRNEK BİR KÖY:YÖRÜK KÖYÜ
Safranbolu- Kastamonu karayolu üzerinde ve Safranbolu'ya 13 kilometreuzaklıkta bulunan Yörük Köyü, tarihi ve kültürel özelliklerini çevre dokusuiçinde günümüze kadar korumuş ender kırsal yerleşimlerimizden biridir.Burası, Osmanlı döneminde oluştuğu sanılan bir Türkmen köyüdür. Elde köyünOsmanlı dönemi öncesine ilişkin kesin bilgiler bulunmamaktadır. Göçer olarakyaşamakta olan Kayı Boyuna bağlı Karakeçili aşiretinden bir grup Yörük, önceburada yerleşik bir düzen kurmuş ve daha sonra 15. yüzyılda Yörükan-ıTaraklıborlu adıyla bir kaza oluşturmuştur. Yörük halkı, Osmanlı'nınPayıtaht'ı olan İstanbul'la ve Osmanlı Sarayı ile yakın ilişki içinde olmuş;fırıncılık, şekercilik, un ticareti gibi işlerin yanında Yeniçeri Ocağındaaskerlikle uğraşmış, bunun sonucunda ekonomik ve kültürel bakımdan gelişerekbu gelişmişliği yaşadığı yerleşime aktarmıştır.Yörük Köyü, Osmanlı döneminde yarattığı zengin kültürel mirası Cumhuriyetdöneminde de korumuş ve çevre dokusu içinde günümüze kadar getirmiştir.Bugün, evleriyle, sosyal yapılarıyla, sokakları ve yollarıyla, tarihimezarlığıyla bir müzeköy görünümünde olan Yörük Köyü, 1997 yılında AnkaraKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 5536 sayılı kararıylabütünüyle sit alanı olarak kabul ve ilan edilmiştir.
 Köydeki tescilli esersayısı 93'ü bulmuştur.Köydeki geleneksel Türk evlerinin her biri birer konak görünümündedir. Buevleri daha da değerli kılan, evler arasındaki yolların, sokakların, bahçeve meydanların dokusal özelliklerini büyük ölçüde koruyor olmasıdır. Köycamileri, çeşmeleri, Köyodası, Köy Çamaşırhanesi ve Köy Mezarlığı tarihtenaldıklarını bugün bizlere yansıtmaya devam etmektedirler.Yörük Köyü Mezarlığı, köylülerin Yeniçeri Ocağında askerlik yaptıklarıdönemde Bektaşilik dünya görüşünden etkilenmiş olduklarını fakat bu etkinin19. yüzyılın başlarında kaybolduğunu göstermektedir.Köyde evler, köy içi ana yollar boyunca ve büyük ölçüde bitişik olarakyerleşmiş bulunmaktadır. Evlerin yan ve arka alanlarında geniş sayılabilecekbahçeleri bulunmaktadır. Yörük Köyü, bu gün bir kır yerleşimi olmaklabirlikte burada egemen olan yaşantı, İstanbul'un etkisiyle kentsel ve kırsalözellikleri bir arada barındırmaktadır. Köydeki ailelerin taşıdığı"Sultangiller", "Paşaoğulları", "Sipahioğulları", "Sekbanzadeler" gibiunvanlar da bunu doğrulamaktadır.Yörüklülerin kurmuş olduğu "Yörük Köyü Kültür Mirasını Koruma, Tanıtma veDayanışma Vakfı", korumacılık ve tanıtım alanında başarılı çalışmalargerçekleştirmektedir. Bu gün Yörük Köyü; genel dokusu, konakları, SanatGalerisi olarak işlev kazandırılmış Köy Çamaşırhanesi, Tarihi Mezarlığı,folkloru, yöresel ev yemekleri, doğal ve organik gıda ürünleri üretip satmayönündeki öncülüğü ile Safranbolu turizminde ağılıklı bir yer tutmayabaşlamıştır.Köyde "Seğmenlik Geleneği" ve sosyal hayatta egemen olan bir çok gelenekhalen yaşatılmaktadır. Yöre folkloru içinde önemli bir yer tutan düğünlerdeaşağıdaki gibi şarkı ve maniler halen söylenegelmektedir:Ev üstüne ev yapman ev batar gider,Gurbet ele kız satman kız yüter gider,Anayı babayı terk eder gider.Gurbet yaman Allah, ben duramayon,Gurbetlik güç anam, eğlenemeyon.Yörük Köyü, opera sanatçısı Leyla Gencer ve stilist Cemil İpekçi gibi ünlükişiliklerin aile köklerine sahip olup, köyde bu kişiler adına sokakdüzenlemeleri yapılmıştır.
 NEDEN YÖRÜK KÖYÜ?
Ülkemizde Turizm'de marka olmuş köylerden birisi olan Yörük köyü  tarihi vekültürel özelliklerini, çevre dokusunu korumuş ender köylerimizdendir. Bu gezimiz Yörük köyünde yapılan Turizmle ilgili çalışmalarını incelemekacısından yararlı olacaktır.Türkiye'nin Marka köyleri:İzmir'de ŞİRNCE (Rum köyü)Bursa'da CUMALIKIZIK (Osmanlı köyü )Safranbolu'da YÖRÜK KÖYÜ (Türkmen Köyü)Gezi ile ilgili bilgi ve kayıt için:0536 295 13 82

Image 

Image

Image

Image

Image

 

 

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 24 Şubat 2010 )
 
-
Yazar Administrator   
Çarşamba, 09 Ocak 2008

Son Güncelleme ( Pazartesi, 14 Ocak 2008 )
 
© 2010 YABANABAT Kızılcahamam ve Köyleri Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği Resmi İnternet Sitesi
Site Tasarim : Ozgur AYDIN